KORONA GÜNLERİNDE TİYATROYU YAŞATMA MÜCADELESİ!

KOBİ dünyasının talep ve beklentilerinden çok da farklı değil tiyatrocuların istekleri. Devletin bu sese kulak vermesi gerek! Umuyoruz ki iyi niyetli çabalar, ilk günkü inanç ve motivasyonla devam eder ve bizleri sanatçı haklarının yasalarla korunduğu, sanatın desteklerle ileriye taşındığı günlere kavuşturur.

 

RAGIP ERTUĞRUL / ragipertugrul@gmail.com

Sevgili okurlar tam da bu dönemde bu satırlarda sizlerle sanat sezonunun güzelliklerini, yılın en iyilerini, performansları ödüllerle taçlanan sanatçıları buluşturmak vardı! Nisan ve mayıs ayları özellikle tiyatro insanları için farklı bir heyecanı da beraberinde getirir. Tiyatro Eleştirmenleri Birliği yılın en iyilerini tam 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde açıklar. Ardından gözler Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri adaylarının açıklandığı basın toplantısına çevrilir. Direklerarası Ödülleri, Üstün Akmen Tiyatro Ödülleri, Ekin Yazın Dostları, Yeni Tiyatro Dergisi Emek ve Başarı Ödülleri birbiri ardına ve birbirinden renkli törenlerle sahiplerini bulur. 2020’yi bu güzelliklere tanık olamadığımız bir yıl olarak hatırlayacağız.

BAĞIMSIZ TİYATROLAR, SAHNESİNİ YAŞATABİLME DERDİNDE
Ama burukluğumuz bir yana kafamızı meşgul eden bir sürü düşünce içindeyiz bir yandan da. “İçinde bulunduğumuz salgın günlerinin ilk başından itibaren gösterimleri iptal olan, gişelerini kapatan ödeneksiz ve bağımsız tiyatroların yaşam mücadelelerine devam eden sabit giderlerinin de (salon kirası, sigorta ödemeleri, kredi ödemeleri vb.) eklendiği düşünüldüğünde”, tiyatrocuların cephesinde nasıl zorlu bir sürecin yaşandığını tahmin edebiliyoruz. İster amatör ister profesyonel olsun ister yeni mezun ister yılların tiyatrocusu olsun herkes bugünlerde sanatını, tiyatrosunu ve sahnesini nasıl yaşatacağının derdine düşmüş durumda.

“TİYATROMUZ YAŞASIN” KAMPANYASINA DESTEK…
Tabii ki onca sorun varken el el üstünde oturmak olmuyor. Okuyan, yazan, üretme çabası içinde olan nice tiyatrocu bir çıkış yolu bulmak için yeni mücadele zeminleri yaratmaya çalışıyorlar.

Mesela Kadıköy Tiyatroları Platformu tarafından tiyatro sanatının her alanından 2.000 imzacıyla başlatılan “Tiyatromuz Yaşasın” kampanyası, geç ulaşılan meslektaşların ve seyircilerin de katılımıyla bir hafta içerisinde 30 binin üzerinde imzaya ulaştı. Kampanya sürecini değerlendirmek için de geçtiğimiz hafta 16 ilden 83 temsilciyle ilk “hazırlık” toplantısı gerçekleştirildi. Kampanyanın içeriğine http://www.tiyatromuzyasasin.com/ üzerinden erişebilir, devam eden kampanyaya en azından imzanızı destek olabilirsiniz.

Kim mi bu tiyatrocular? Kendilerini şöyle tanımlıyorlar: “Biz, tiyatro sanatının emekçileriyiz. Çağdaş Türkiye Tiyatrosu için üreten yazarlarız, çevirmen, akademisyen, yayıncı, yapımcı, yönetmen, dramaturg, editör, oyuncu, koreograf, hareket tasarımcısı, sahne tasarımcısı, kostüm tasarımcısı, ışık tasarımcısı, besteci, müzik ve ses tasarımcısı, müzisyen, ressam, afiş tasarımcısı, fotoğraf sanatçısı, film ve videoart tasarımcısı, görsel iletişim tasarımcısı, sahne amiri, hukuk ve muhasebe sorumlusu, organizatör, program, basın ve iletişim sorumlusu, ışık teknisyeni, ses teknisyeni, operatörler, asistanlar, sahne, mekan, fuaye, kafe, gişe, temizlik ve nakliye sorumlularıyız.”

TİYATROCULARIN DEVLETTEN BEKLENTİLERİ…
Peki, sanat yoluyla kamuya hizmet yaptıklarını ifade ederek kendilerini “Kamusal Tiyatro” olarak nitelendiren tiyatrocuların bu dönemde devletimizden bekledikleri nedir?
1-Kamusal Tiyatrolar KDV, Gelir Vergisi, Stopaj gibi vergilerden muaf tutulmalı, mevcut borçlarla ilgili düzenlemeler yapılmalıdır.
2-Elektrik, doğalgaz, su gibi faturalar 2021 Ocak ayına kadar dondurulmalıdır. Sonrası için de indirim uygulanabilecek bir düzenleme yapılmalıdır.
3-2021 Ocak ayına kadar kamusal tiyatroların salon kiraları devlet tarafından karşılanmalıdır.
4-Kamusal tiyatrolarda çalışan personellerin maaşları ve SGK primleri 2021 Ocak ayına kadar devlet tarafından ödenmelidir, prim borçları ile ilgili düzenlemeler yapılmalıdır.
5-Tiyatro sezonu sağlıklı biçimde başlayana dek, bildirinin başında unvanlarıyla andığımız tüm tiyatro emekçilerinin asgari yaşamsal koşulları bireysel maddi desteklerle sağlanmalıdır.
6-Zaman kaybetmeden tiyatro yasası çıkarılmalıdır. Kamusal tiyatrolar ticarethane kimliğinden kurtarılıp kamusal hizmet üreten sanat kurumu statüsüne geçirilmelidir.
7-Kültür Bakanlığı tarafından “Özel Tiyatrolara Devlet Desteği” olarak tanımlanan yönetmeliğin hüküm ve şartları günün ihtiyaçlarına uygun olarak acilen yeniden düzenlenmelidir.

İmzalanan ve yukarıda gördüğünüz gibi kamusal tiyatroların varlığını sürdürebilmesi adına talep edilenler ilgili tüm makamlara ön yazı ile gönderilecek ve ardından sesini duyurabilen sanatçıların, kanaat önderlerinin ve konuya ilgili siyasilerin desteğiyle gündemde tutulmasına ve çözüm üretilmesine çalışılacak.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI’NA COVID-19 ODAKLI ÖNERİ PAKETİ
42 tiyatroyu temsil eden Tiyatro Kooperatifi de Oyuncular Sendikası’yla birlikte 20 Mart’ta Kültür ve Turizm Bakanlığı ile bir toplantı gerçekleştirdi ve Bakanlığa Covid-19 salgını odaklı öneri paketi sundu.

1) Vergi ve SGK ödemeleri;
2020 Şubat-Mart-Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz-Ağustos-Eylül-Ekim-Kasım ayları için çıkacak olan; KDV, muhtasar, geçici vergi, gelir vergisi/kurumlar vergisi ve SGK ödemelerinin Aralık 2020 sonuna ertelenmesi. Ertelenen ödemelerin makul taksitlerle ödenmesi.
-Mevcut durumun normalleşme süresi belirsiz ve özel tiyatrolar açısından gelir elde edilmesi bu süreçte imkânsız olduğu için, ilk etapta 2020 Mart-Nisan-Mayıs, Haziran-Temmuz-Ağustos ve Eylül-Ekim-Kasım 2020 ayları için stopaj vergisinin alınmaması.
-Daha önce vergi ve SGK borçlarını yapılandıran mükellefler için, taksit ödemelerinin herhangi bir hak kaybı/faiz uygulaması olmadan Aralık 2020 sonuna ertelenmesi.
-Tüm gelir kaynakları kapanan özel tiyatroların istihdam ettiği personelin, 2020 Mart-Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz-Ağustos-Eylül-Ekim-Kasım aylarını kapsayan 9 aylık SGK ödemelerinin devlet tarafından karşılanması.
2) Devlet Destekli Kredi;
-Sabit giderlerin (kira, elektrik-su-doğalgaz, personel gideri, öngörülmeyen giderler vb.) karşılanması ve sezona kadar olan dönemde özel tiyatroların yaşayabilmesi için Devlet Destekli Kredi (KGF) desteği verilmesi.
-Bu kredi için “vergi borcu olmaması”, “SGK borcu olmaması”, “x sayıda SGK’lı çalışanı olması”, “yıllık belli ciro şartı”, “teminat gösterme zorunluluğu” gibi koşulların olmaması ve kredinin tüm özel tiyatrolara verilmesi.
-KGF’nin faizsiz, en az bir yıl geri ödemesiz ve en az 36 ay ile 60 ay arasında taksitlerle verilmesi.
-Verilecek kredinin miktarı belirlenirken, başvuracak özel tiyatroların aylık ortalama giderlerinin baz alınması. Aylık ortalama gider rakamının Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım dönemini desteklemek üzere verilmesi.
3) Özel tiyatro biletleri üzerindeki KDV oranının yüzde 1 olarak belirlenmesi. Tiyatroların kapanması, zarar gören diğer sektörlere oranla finansal büyüklük anlamında ve ülke ekonomisi düşünülerek daha küçük bir etki yaratacak olsa da, toplumsal olarak seyirci üzerinde yaratacağı etkinin daha büyük olacağını düşünüyoruz. Ayrıca, Covid-19’a bağlı mevcut durumunun normalleşmesiyle; ülkece morale, bir arada olmaya, yaralarımızı sarmaya ihtiyacımız olacak. Bu noktada sanatın ve tiyatronun birleştirici ve iyileştirici gücünü biliyor, yaralarımızı sarma noktasında bu güçten hep birlikte yararlanabileceğimizi düşünüyoruz. Bu sebeple, özel tiyatro biletleri üzerindeki KDV oranın yüzde 1 olarak belirlenmesini talep ediyoruz.
4) 2019-2020 sezonunda özel tiyatrolara destek için dağıtılan ve bu sezon içinde 20+1 temsil koşulunun sorumluluğunun bu sezon için kaldırılması, kalan oyunların 2020-2021 sezonu içinde tamamlanması.
5) Destek Fonu;
-2020-2021 sezonu için dağıtılacak Kültür Bakanlığı Destek Fonu’nun en az iki katı oranında arttırılması, fon başvurularının tiyatrolar tarafından en geç haziran ayı içerisinde bir tarihe kadar yapılması.
-Fonun, sezon öncesi prova süreçlerinin başladığı ağustos ayı içerisinde açıklanması ve en geç ağustos ayı sonuna kadar tiyatrolara dağıtılmış olması.
-Bu fonun başvuru kriterlerinden biri olan herhangi bir “Vergi-SGK borcu olmaması” gibi şartların kaldırılması.
-Devlet yardımından yararlanan ve Covid-19 virüs salgını sebebiyle oyunlarını oynayamayıp proje yükümlülüklerini yerine getiremeyen tiyatroların 2020-2021 sezonundaki başvurularının kabul edilmesi.
-2020-2021 sezonu için yapılacak başvurularda, Covid-19’a bağlı yaşanan sorunların mücbir sebep sayılması ve özel tiyatroların mağduriyetlerinin engellenmesi.
-Başvuru sürecinde kolaylık tanınması.
6) Devlet Tiyatroları’nın sahnelerinin kullanılmadığı günlerin tüm özel tiyatrolara ücretsiz tahsis edilmesi. Yine aynı sahnelerin yaz aylarındaki boş günlerinin ücretsiz tahsisinin sağlanması.
7) Salgın nedeniyle tiyatro sezonunu erken kapatmak zorunda kalan tüm özel tiyatroların -virüsün kontrol altına alınıp sosyal yaşamın normalleşmesi halinde bu kayıplarını telafi etmek üzere haziran, temmuz ve ağustos aylarında açık hava sahnelerini kullanmasına yönelik çalışmalar yapılması; bu sahnelerin ücretsiz tahsisinin sağlanması, ses ve ışık gibi teknik kurulum imkânlarının bakanlık tarafından karşılanması ve tanıtımları konusunda bakanlığın destek sağlaması.
8) Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nün web sitesinde “Özel Tiyatrolar Veritabanı Kayıt” başlığıyla yer alan duyurudaki bazı belgeler, bazı tiyatrolarca internet üzerinden alınamamakta, fiziksel olarak bazı kamu kurumlarına gitmeyi zorunlu kılmaktadır. Bu sebeple başvuru süresinin uzatılması gerekmektedir. Benzer sebeplerle, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından açıklanması planlanan Corona Virüs salgınına bağlı destek paketine yapılacak başvurularda da kolaylık tanınması, içinde bulunduğumuz durum sebebiyle yararlı olacaktır.

DEVLETİN BU SESE KULAK VERMESİ GEREK!
Farkındaysanız bir parçası olduğumuz KOBİ dünyasının talep ve beklentilerinden çok da farklı değil tiyatrocuların istekleri. Devletin bu sese kulak vermesi gerek!

Muhalefet kanadına gelirsek orada durum nasıl? CHP Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 16 Nisan’da aralarında tiyatro camiasından Emre Kınay, Levent Üzümcü, Nedim Saban ve Metin Zakoğlu’nun da olduğu farklı sendika ve meslek örgütlerini temsil eden sanatçılarla video konferans gerçekleştirdi. Toplantıda, kültür sanat alanındaki sorunlar ele alındı. Belediye başkanlarının da katıldığı toplantıda sanatçılar, yerel yönetimlerden bekledikleri yardımları dile getirdi.

KULAKLARININ ÜSTÜNE YATMAK İŞLERİNE GELİYOR!
Aslında bütün yerel yönetimler, çevrelerinde yerleşik olan sahnelerde sanatlarını icra eden veya belediyelerine bağlı kültür merkezlerinin salonlarından gün almak için sıraya giren bağımsız tiyatroların nasıl bir mücadele içinde olduklarını, neye ihtiyaç duyduklarını çok iyi biliyorlar da kulaklarının üstüne yatmak işlerine geliyor.

Umuyoruz ki bu iyi niyetli çabalar, ilk günkü inanç ve motivasyonla devam eder ve bizleri sanatçı haklarının yasalarla korunduğu, sanatın desteklerle ileriye taşındığı günlere kavuşturur.

Bizi Paylaşın
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 2
  •  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir