EKONOMI

QNB Türkiye’den 2026 Enflasyon Tahmini: Yüzde 23-24 Seviyesi

📅 12.02.2026

QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, 2026 yılına ilişkin enflasyon beklentilerini paylaştı. Tan, dezenflasyon sürecinin gecikmeli de olsa etkilerini göstermeye başladığını belirterek, 2026’nın bu süreçte önemli bir dönüm noktası olacağını ifade etti.

Global Liderler Zirvesi 2026 kapsamında değerlendirmelerde bulunan Tan, 2025’in hem küresel hem de yurt içi gelişmeler nedeniyle zorlu geçtiğini ancak enflasyonda kayda değer bir gerileme sağlandığını vurguladı. Türkiye’nin 2025’i yüzde 30,9 enflasyonla kapattığını hatırlatan Tan, yıl başındaki yüzde 44-45 seviyelerine kıyasla önemli bir iyileşme yaşandığını söyledi.

2026 İçin Enflasyon Beklentisi Yüzde 23-24

Tan, 2026 sonunda enflasyonun yüzde 23-24 bandında gerçekleşmesini öngördüklerini belirtti. Ocak ayı enflasyonunun beklentilerin biraz üzerinde geldiğini kabul eden Tan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanacak Enflasyon Raporu’nun kritik önem taşıdığını söyledi.

Merkez Bankası’nın hedeflerde bir revizyona gidip gitmeyeceğinin yakından izleneceğini ifade eden Tan, programın genel çerçevesiyle uyumlu ilerlediğini kaydetti.

Rezervler ve Risk Primi Vurgusu

Tan, Merkez Bankası rezervlerinin tarihi seviyelere ulaştığını belirterek net rezervlerin 70 milyar dolar, brüt rezervlerin ise 200 milyar dolar seviyesine çıktığını aktardı. Bu durumun, enflasyonla mücadelede önemli bir güç unsuru olduğunu dile getirdi.

Türkiye’nin kredi risk priminin (CDS) 210 seviyelerine gerilediğini hatırlatan Tan, risk algısındaki iyileşmenin 2026’da da korunmasını beklediklerini ifade etti.

Bankacılık Sektörü İçin 2026 Beklentisi

Bankacılık sektörü açısından 2025’in kârlılıkların baskı altında olduğu bir yıl olduğunu söyleyen Tan, net faiz marjlarının regülasyonların etkisiyle dar kaldığını belirtti. 2026’da mevduat maliyetlerinin düşmesi ve marjların açılması halinde sektörün enflasyonla paralel bir öz kaynak kârlılığına ulaşabileceğini ifade etti.

Tan’a göre dezenflasyon süreci uzun soluklu bir yolculuk olsa da 2026, hem makroekonomik istikrar hem de bankacılık sektörü açısından daha dengeli bir tabloya işaret edebilir.