Connect with us

Finans & Ekonomi

ENERJİDE YOL AYRIMI: SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK Mİ? MALİYET Mİ?

Sürdürülebilirlik, hiperdijitalleşme, mobilite, iklim ve dekarbonizasyonun 21’inci yüzyılı şekillendiren mega trendler olduğunu ifade eden Prof. Dr. Kerem Alkin, “2020-2030 yılları arasında dört temel dönüşüm öncelik arz edecek. Ülkelerin dayanıklı ekonomiye sahip olmak, şoklara karşı güçlü olmak için dört ödevi var; dijital dönüşüm, enerji dönüşümü, yeşil dönüşüm ve bilgi dönüşümünü gerçekleştirmek.” dedi. Türkiye İMSAD 50’inci Gündem Buluşmaları toplantısında “enerji verimliliğine yönelik tedbirlerin sıkça gündemde yer bulduğunu ve inşaat malzemeleri sektörü açısından “AB’de yenileme ve yalıtım pazarlarının önemli fırsat olacağını” kaydeden Alkin, “daha dar coğrafyalarda ticaretin yoğunlaştırılması ve geliştirilmesinin artık çok daha fazla konuşulduğuna” dikkat çekti.

Türkiye İMSAD’ın (Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği) organize ettiği ve sektörle ilgili gelişmelerin tüm yönleriyle ele alındığı Gündem Buluşmaları’nın 50’ncisinde “Enerjide Yol Ayrımı: Sürdürülebilirlik mi? Maliyet mi?” konusu masaya yatırıldı. Toplantıda, Türkiye OECD Daimi Temsilcisi Büyükelçi Prof. Dr. Kerem Alkin, 21’inci yüzyılı şekillendiren mega trendler çerçevesinde “dünyadaki mevcut durumu, eğilimleri ve inşaat malzemesi sektörüne yönelik etkileri” değerlendirildi.

Prof. Dr. Alkin; açılışını Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu’nun, moderatörlüğünü ise Türkiye İMSAD Başkan Vekili Ferdi Erdoğan’ın yaptığı etkinlikte, dünya güç dengelerini, enerji ve yeşil enerji alanlarındaki küresel gelişmeleri ve Türkiye’nin bu çerçevedeki adımlarını anlattı.

Prof. Dr. Kerem Alkin- Türkiye OECD Daimi Temsilcisi Büyükelçi

2 SİYAH KUĞUNUN GÖLGESİNDE DÜNYA EKONOMİSİ…
“2 Siyah Kuğunun Gölgesinde; Enerjide Yol Ayrımı: Sürdürülebilirlik mi? Maliyet mi?” başlıklı bir sunum eşliğindeki konuşmasında, “siyah kuğu” tabirinin “gerçekleşme olasılığı görece düşük algılanan bir riskin bir anda oluşarak dünya ekonomisi ve küresel ticaret üzerinde geri döndürülmesi imkansız değişimlere ve küresel ekonomi aktörleri için yepyeni bir dönemin başlamasına sebep olan olaylar için” kullanıldığını ve Covid-19 salgını ile Rusya-Ukrayna savaşının böyle nitelendirildiğini belirten Alkin, “yeşil enerji dönüşümü” ve “sıfır-karbon hedefi” küresel enerji gündeminin en öncelikli gündem maddeleri iken bugün “arz güvenliği” konusunun zirveye çıktığının altını çizdi.

“2020-2030 ARASINDA DÖRT TEMEL DÖNÜŞÜM ÖNCELİK ARZ EDECEK”
Sürdürülebilirlik, hiperdijitalleşme, mobilite, iklim ve dekarbonizasyonun 21’inci yüzyılı şekillendiren mega trendler olduğunu ifade eden Alkin, “2020-2030 yılları arasında dört temel dönüşüm öncelik arz edecek. Ülkelerin dayanıklı ekonomiye sahip olmak, şoklara karşı güçlü olmak için dört ödevi var; dijital dönüşüm, enerji dönüşümü, yeşil dönüşüm ve bilgi dönüşümünü gerçekleştirmek.” dedi.

“Önümüzdeki günlerde yeşil yakıt ve yeşil hidrojen konusunda Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye arasında bir iş birliği söz konusu olabileceğini” gündeme getiren Alkin, “daha dar coğrafyalarda ticaretin yoğunlaştırılması ve geliştirilmesinin artık çok daha fazla konuşulduğuna” dikkat çekti.

“KORUMACILIĞI NASIL YÖNETECEĞİZ?”
Alkin, ülkelerin bazı ürünler için ihracatlarına getirdikleri sınırlamalar hakkında şunları söyledi: “Korumacılığı nasıl yöneteceğiz konusu da önemli hale geldi. Ülkeler ellerindeki kaynakları korumaya aldıklarında bu nasıl yönetilecek? Ülkenin ihtiyacı ne kadardır? Bunu ne kadarı ihraç edilebilir? Ülkemiz açısından da bu hesapları yapmamız, hazırlıklı olmamız gerekir. İhracata getirilecek kısıtlamaları doğru yöneterek ihracat gelirlerini kaybetmememiz gerekir. Bu hesapları hızla yapmamız ve hızlı güncellememiz lazım.”

“MALİYET Mİ, YEŞİL ENERJİ Mİ TARTIŞMALARI…”
“Covid-19 ve savaş nedeniyle yükselen enerji fiyatları, ‘maliyet mi, yeşil enerji mi’ tartışmalarına neden oluyor, ancak şöyle bir gerçek de var; pandemideki karantina döneminde dünya ekonomisinde çok ciddi bir yavaşlama gerçekleşti.” diyen Alkin, “Fosil yakıt kullanımı büyük ölçüde azaldığından, petrol ve doğal gaz fiyatlarının rekor düzeyde düştüğüne de tanık olduk. BM, OECD, Dünya Ticaret Örgütü ve pek çok uluslararası kuruluş, fosil yakıt maliyetlerindeki düşüş nedeniyle yeşil enerji – yenilenebilir enerji alanındaki çalışmaların aksamasından büyük endişe duyarak, ‘dünya fosil yakıtlarla yoluna devam edemez’ mesajını güçlü şekilde verdi. Benim de bugün gördüğüm, fosil yakıtlarla mücadeleden asla geri kalınmayacağı yönünde. Fosil yakıtlar çağını bitirmeye yönelik tüm çalışmalar ivme kazanarak devam ediyor. Buradan geri dönüş yok. 2030 yılında dünyada kömürle olan birlikteliğin sıfır düzeyine indirilmesi hedefleniyor ve bununla ilgili ciddi düzenlemeler yapılacak. 2040’ta petrol çağı bitecek, dünyanın petrole olan ihtiyacının azaldığı hızlı bir dönüşüm yaşayacak. Doğalgaz göreceli olarak daha düşük karbon emisyonundan dolayı 2060-2070 yılına kadar sürecek gibi görünüyor. Petrolden ve kömürden para kazanan ülkeler bu avantajlarını kaybedecek. Doğalgazdan hızla vazgeçmek çok mümkün değil. Bu doğrultuda güneş ve rüzgâr enerjisine yüklenmek doğru ancak ülkeler sanayide kullanmak için enerji sağlama çalışmalarını sürdürmek durumunda. Bu noktada da sürdürülebilir enerji ekonomisi gündeme geliyor. Bunun üç ayağı var; sürdürülebilir enerji üretimi, sabit pil üniteleri ve batarya sistemleri, elektrikle çalışan çok çeşitli taşıtlar. Bu anlamda pil ve batarya istasyonları süreci değiştirecek derecede büyük önem taşıyor.” diye konuştu.

NÜKLEER ENERJİDE BELİRİZLİK SÜRÜYOR…
Dünya ticaret dengeleri açısından Rusya’nın AB pazarında boşalttığı alanı doldurmak için büyük bir rekabetin yaşanacağına ve sıvılaştırılmış doğal gaz ile boru hatlarının gündeme geleceğine işaret eden Alkin, nükleer enerji konusunda da bir belirsizlik olduğunu vurguladı: “Nükleer enerji olmadan iklim değişikliğini durdurmak çok kolay görünmüyor. Öte yandan AB’nin uranyum ihtiyacının büyük kısmı da Rusya ve Ukrayna’dan karşılanıyor. Bunlar da tartışılıyor.”

“AB’DEKİ YENİLEME VE YALITIM PAZARLARI ÖNEMLİ BİR FIRSAT”
Alkin, enerji verimliliğine yönelik tedbirlerin sıkça gündemde yer bulduğunu ve inşaat malzemeleri sektörü açısından AB’de yenileme ve yalıtım pazarlarının önemli fırsat olacağını kaydetti: “Küresel olarak iklimlendirmeyi minimum maliyetle destekleyecek yalıtım kampanyaları geliştirmek, sürdürülebilirlik anlayışına sahip bina yapımını hayata geçirmek, binaların enerji verimliliğine odaklanmak, mevcut yapı stokunu sil baştan yenilemek gibi çözümler üzerinde duruluyor. OECD çatısı altında bu konuyla ilgili, ‘akıllı binalarla dünyayı nasıl koruruz?’ ana ekseninde kapsamlı çalışmalar yapılıyor.” Alkin, “AB’nin Yeşil Mutabakat kapsamında üzerinde çalıştığı karbon fiyatlama mekanizmasının tartışmalı olduğunu” ve “ticari dengeler ve rekabet açısından tüm dünyada geçerli olacak bir karbon fiyatlama mekanizması oluşturulması fikrinin tartışıldığını” sözlerine ekledi.

Tayfun Küçükoğlu- Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı

“DÜNYADA DEĞİŞEN TİCARET DENGELERİNİ GÖREBİLMELİYİZ”
Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu açılış konuşmasında pandeminin etkileri hala sürerken birden başlayan Rusya-Ukrayna savaşının enerjiyi dünyanın en önemli konularından biri konumuna taşıdığını belirtti: “Sektörümüzün gelişimi ve gelecek planları açısından enerji konusunu dikkatle takip ediyoruz. Bugün büyük bölümünü ithal ettiğimiz enerji, yüksek maliyeti nedeniyle sektörümüzü zorlamaktadır. Öte yandan gelecek için sürdürülebilirlik adımlarını da atmamız gerek. Önümüzde enerjinin maliyeti, sürdürülebilirliği, rekabete etkileri, arz güvenliği ve dönüşümün nasıl gerçekleşeceğine dair öngöremediğimiz pek çok konu var. Orta ve uzun vadeli planlarımızı yapmak için geleceği daha net görmeye ihtiyacımız var. Dünyada değişen ticaret dengelerini görebilmemiz lazım. Oyunun kuralları değişirken, yeni kuralları keşfedebilmemiz lazım. AB Yeşil Mutabakatı çerçevesinde ülkemizi ve sanayimizi doğrudan etkileyecek düzenlemelerin, son durumdan nasıl etkileneceğini bilmek de gelecek planlarımız açısından önem arz ediyor.”

Ferdi Erdoğan- Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili

“COP26’DAN AKLIMDA KALAN İKİ F: FOSİL VE FİNANS”
Türkiye İMSAD Başkan Vekili Ferdi Erdoğan ise enerjideki problem yumağının maliyete çözüm arandığı süreçte beliren arz güvenliğiyle daha da büyüdüğünü dile getirdi: “COP26’da her şey enine boyuna tartışıldı, benim aklımda kalan ise iki F; fosil ve finans oldu. 2053 net sıfır karbon hedefini planlarken, 19 milyar ton rezerv olarak ilan edilen linyit ve taş kömürünü, zeytinlikler dahil çıkartma telaşına girdik. Her evde 4 lambadan 2’sinin kaynağı termik enerji. Her 3 enerji kaynağından 2’si termik. Dünyada GES VE RES yenilenebilir enerji kaynağı kullanımı yüzde 10 civarındayken, Türkiye’de yüzde 13. Enerji maliyetlerindeki öngörülemeyen artışlar, AB ile başa baş devam ederken bölgesel rekabete uyum sağlamak gittikçe daha zor hale geldi. Bu noktada biz de haklı olarak soruyoruz; sürdürülebilirlik mi, maliyet mi?”

Türkiye İMSAD 50’nci Gündem Buluşmaları linki: https://youtu.be/JN4-p-G44uo

Bizi Paylaşın
Continue Reading
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir