Connect with us

Faruk Bangir

HOŞÇA KAL AKREP NALAN, HOŞÇA KAL GÜZEL KADIN…

2018 yılında Posta Gazetesi’nden Alev Cimin’e “Erken bırakmadım, sadece her şeyi tadında bırakmayı tercih ettim. Düşünsenize dile kolay, her gece dört beş saat şarkı söylüyorsunuz. Yürek ve enerji dayanmıyor buna. Ben bittim artık. Söylemek istediğim bütün şarkıları söyledim. Mesleki anlamda çok dorukta, çok şahane şeyler yaşadım. Zirvede bıraktım.” demişti Akrep Nalan. Yine aynı söyleşide, “köpek sevgisinin, hep hissettiği yalnızlık duygusunun ilacı” olduğunu söylemişti.

 

“Seni ıslak bir tepenin üstünde gördüm dağ çiçeği
Gülümsüyordun
Mor ıssız çilek kokan dağlara yaslanıp
Rüzgarlara nazlanıyordun”

Akrep Nalan-Türk Pop Müziği Sanatçısı

Aslında çocukluğundan beri müziğe ‘sevdalıydı’ Akrep Nalan… Profesyonel müzik hayatına yıllar önce bir gece kulübünde başlamıştı. Ama Türkiye’de geniş kitleler onun güçlü sesini, 1991 yılında işte bu şarkıyla duydu. Vedat Sakman ve Halis Bütünley’in desteğiyle çıkardığı ve aynı adlı şarkının da yer aldığı Dağ Çiçeği adlı albüm, onun adını da sesini de hafızalara yerleştirdi. Şimdi ise geride bu unutulmaz şarkılarını bırakıp bu dünyaya veda etti.

GERÇEK ADI: FÜSUN NALAN AÇIN…
Akrep Nalan ya da gerçek adıyla Füsun Nalan Açın, 26 Nisan 1954’te Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde doğdu. Vasfi ve Hasibe Alçın çiftinin tek çocuğu olarak dünyaya gözlerini açan Akrep Nalan, Ankara Bahçelievler Alparslan İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. Orta öğrenimini Adana Kız Lisesi ve Uşak Ticaret Lisesi’nde tamamladı.

MÜZİK ÖNCESİ MUHASEBECİLİK…
Her ne kadar müziğe ilgisi çocukluk yıllarında başlasa da o alanda profesyonelliğe adım atana kadar başka işler yaptı. 1972 ile 1980 yılları arasında üç farklı kurumda muhasebeci olarak çalıştı. Fakat bütün bu işleri icra ederken de sanattan hiç uzaklaşmadı.

TİYATRO ÇALIŞMALARINDA YER ALDI…
Akrep Nalan, bir yandan da Ankara Sanatevi’ndeki tiyatro çalışmalarında yer aldı. Hamdi Ortadirek adlı müzikalde Eroy Demiröz, Savaş Yurttaş, Selçul Uluergüven, Şener Kökkaya gibi oyuncularla aynı sahneyi paylaştı. Bu arada tiyatronun yanı sıra barmaid olarak da çalıştı.

NASIL AKREP NALAN OLDU?
Ünlü şarkıcı bir röportajında “Akrep Nalan” adını nasıl aldığını şu sözlerle anlatmıştı: “1978 yılında hayatımda ilk defa at yarışı oynadım ve 6’lıyı tutturdum. Atın birinin adı Akrep’ti. O sıralarda gazetelerin manşetlerinde ‘Akrep Nalan’ lakaplı bir hanım vardı. Sanırım çevremdekiler ondan esinlenerek bana ‘Akrep’ diye hitap etmeye başladılar. Sonra da bu lakap üzerime yapıştı kaldı.”

GOLDFINGER GECE KULÜBÜ’YLE İLK ÖNEMLİ ADIM…
Akrep Nalan, müzik alanında ilk profesyonel adımını 1980 yılında Hakkı Çağdaş’ın desteğiyle Goldfinger adlı gece kulübünde sahneye çıkarak attı. Ardından Bodrum’da birçok yerde sahneye çıktı. Bu arada yavaş yavaş müzikseverler arasında adını duyurmaya başlamıştı. Akrep Nalan, Bodrum’un ardından İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin birçok yerindeki sahnelerde sevenleriyle bir araya geldi.

İLK ALBÜMÜ DAĞ ÇİÇEĞİ…
İlk albümü Dağ Çiçeği’ni 1991 yılında müzikseverlerle buluşturdu. Vedat Sakman ve Halis Bütünley iş birliğiyle çıkardığı bu albüm büyük beğeni kazandı. Üç yıl sonra Zil Zurna Sevdalar adlı ikinci albümü yayınlandı. Bu arada gençlik yıllarındaki gibi oyunculuğu da sürdürdü. Zirvedekiler, Baskül Ailesi, Hayat Bilgisi, Peki Olur Şekerim, Aşk Mahkumu gibi dizi ve filmlerde kamera karşısına geçti.

“ERKEN DEĞİL, TADINDA BIRAKTIM”
Akrep Nalan bir süredir gözlerden ırak bir hayat sürmekteydi. Yani bir başka deyişle inzivaya çekilmişti. Bu konuda da 2018 yılında Posta Gazetesi’nden Alev Cimin’e verdiği röportajda şunları söylemişti: “Erken bırakmadım, sadece her şeyi tadında bırakmayı tercih ettim. Düşünsenize dile kolay, her gece dört beş saat şarkı söylüyorsunuz. Yürek ve enerji dayanmıyor buna. Ben bittim artık. Söylemek istediğim bütün şarkıları söyledim. Mesleki anlamda çok dorukta, çok şahane şeyler yaşadım. Zirvede bıraktım. Fazla uzatmanın da bir manası yok. Türkiye’de herkes Ajda Pekkan, Sezen Aksu olmak zorunda değil. Çok büyük bir hırs ister bu. Hayatta başka şeyler de var. Artık kendi istediğim gibi bir hayat yaşıyorum. Eskiden denizin mavisini göremiyordum ki. Her gece çalışıyordum. Bodrum’daydım ama Bodrum’u yaşayamadım senelerce. Ama şimdi yaşıyorum, sabah 06.00’da kalkıyorum. Her sabah 07.00’de yüzüyorum. Bunlar da hayatın keyifleri.”

EVİNİ AZİZ NESİN VAKFI’NA BAĞIŞLADI…
Akrep Nalan, ölümünden önce yaşadığı evini Aziz Nesin Vakfı’na bağışlamıştı. Nesin’i çok sevdiğini ve bütün kitaplarını okuduğunu ifade eden sanatçı, tapuyu Aziz Nesin Vakfı’na verdiğini ancak hayata veda edinceye kadar orada yaşayacağını açıklamıştı. Şarkıcı Bodrum’daki evini de Türkan Saylan Vakfı’na bağışlamayı düşündüğünü söylemişti.

Akrep Nalan bir röportajda, “Köpeğimin üstüne bastım öldü… Şimdi Google’a adımı yaz; ‘Köpek katili’ olarak çıkıyorum. Yüreğim acıyor. Hele de hayvan sever bir insansanız acınız ikiye katlanıyor. O yüzden insanlardan korkuyorum. Günlerce kendime gelemedim, çok ağladım. Beni köpek canavarı olarak yazdılar. Asıl bana yapılan canavarlıktı.” demişti. 

“BENİ O KADAR ÇOK ÜZÜP CANIMI YAKTILAR Kİ!”
Akrep Nalan, kendisini çok üzen bir olayla da gündem olmuştu. Yanlışlıkla köpeğinin üstüne basıp ölmesine sebebiyet vermişti. Olay yüzünden kötü bir şekilde anılmak onu çok etkilemişti. Yine Posta Gazetesi’ndeki röportajda duygu ve düşüncelerini şöyle dile getirmişti: “Beni o kadar çok üzüp canımı yaktılar ki… Beni kilolarımla ve köpeğimle gündemden düşürmediler. Çok kötü, çok talihsiz bir kazaydı. Belki de başıma gelmiş en büyük trajedi. Köpeğimin üstüne bastım öldü… Şimdi Google’a adımı yaz; ‘Köpek katili’ olarak çıkıyorum. Yüreğim acıyor. Hele de hayvan sever bir insansanız acınız ikiye katlanıyor. O yüzden insanlardan korkuyorum. Günlerce kendime gelemedim, çok ağladım. Beni köpek canavarı olarak yazdılar. Asıl bana yapılan canavarlıktı.”

KÖPEK SEVGİSİ, YALNIZLIK DUYGUSUNUN İLACIYDI..
Akrep Nalan, köpek sevgisinin, hep hissettiği yalnızlık duygusunun “ilacı” olduğunu da itiraf etmişti: “Büyük bir yalnızlık hissiydi bu. Zaten tek çocuktum ve çok büyük bir hayat mücadelesi verdim tek başıma. O dönemlerde hep ne kadar yalnız olduğumu söylüyordum. Fakat bu yoğun yalnızlık duygusunu, hayatıma köpekler girdikten sonra bir daha hiç yaşamadım. Çünkü saf ve elle tutulur bir sevgi, sadakat verdiler bana.”

Mekanın cennet olsun güzel kadın.
Eşsiz sesinde hayat bulan şarkılarında daima yaşayacaksın.

Bizi Paylaşın
Continue Reading
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir