Connect with us

Finans & Ekonomi

LEYLEK KANUNU!

-Şirketlerde farklı süreçler göz önüne alındığında farklı liderlik yetkinliklerinin ortaya çıkacağı açıktır. Bununla beraber liderlerden, hangi yetkinliği veya tarzı kullanırsa kullansın etik bir duruş ve etik hesap verilebilirlik davranışı beklenmektedir. Bu da ister istemez liderlik yolculuğunun, etik liderlikle buluşması anlamına gelir. Leyleklerin yolculuğunun Antik Roma’daki izdüşümü bunun güzel bir örneği. Leylekler kendi yolculuklarında bunu bir şekilde biliyorlar. Çünkü doğanın evrensel değerlerinin şifresi doğanın akışının içinde var.

-Şirketin her kademesinde karar vericilerin kararlarına yol gösteren etik ilkelere ihtiyaçları vardır. Bu açıdan etik ilkelerin varlığı, karar verme sürecinde önemlidir. Çünkü iş etiği, yönetsel olarak ancak kişilerin davranışlarıyla vücut bulmakta, görünür olmaktadır.

 

Kobi Yaşam’ın Değerli Okurları Merhaba…

Bu yazımda kararlarımızı şekillendiren, onların altyapılarını oluşturan ilkelerden bahsedeceğim. Gün içinde önemli ya da önemsiz gibi görünsün onlarca karar alıp, o kararlara göre eyleme geçiyoruz. Bazen otomatiğe bağlanmış gibi. Bu kararlarda topluma uygun davranma, ailenin kurallarına uygun davranma, okulun kurallarına, şirketin kurallarına, arkadaş kurallarına gibi uzatabileceğimiz bir liste var. Burada bahsettiğim kurallar hukuki ve yasal düzen dışındaki kurallar. Bütün bu kuralları her şey yolunda giderken değil de; bazı şeylerde seçim yapmamız gerekirken, üstelik bu seçimler birbirine çok yakın olanakları veya zararları içerirken vermemiz gerektiği durumlarda daha derin hissederiz. Bir tür “aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık” dediğimiz, bizi ikileme düşüren durumlarda hangi ilkeye göre karar vermemiz gerekir, zorlanırız.
Nedir onu değil de, şunu yapmamızı sağlayan şey?
Hazırsanız başlayalım.

Kişi, kurum ve toplum açısından baktığımızda Leylek Kanunu sadece davranış kurallarını göstermiyor, o davranışın altında yatan temel değerlere de işaret ediyor. Davranışları besleyen temel değerlerin izini sürdüğümüzdeyse karşımıza “etik, ahlak, özgür irade ile karar verme, kararlarımızın sorumluluğunu taşıma ve sonuçlarını yaşama” gibi birçok kavram ve olgu çıkıyor.

Antik Roma’da yurttaşların “yaşlanmış ebeveynlerine bakmakla yükümlü oldukları” yasaya, Latince leylek anlamına gelen “ciconia” kelimesinden hareketle “Lex Ciconaria” yani “Leylek Kanunu” denilmiş. Bu yasa, antik Yunan’da da pelargos (leylek) kelimesinden türeyerek “antipelargia” olarak adlandırılmış.

YASANIN ARDINDAKİ DAYANAK NE?
Bu yasanın ardındaki dayanak, temel değer ne olabilir? Leyleklere saygı mı?

Ardında yatan temel değer “ebeveyne saygı”, “yaşlılara saygı”, “yaşam döngüsüne saygı” veya başka bir şey olabilir. Biliyoruz ki Antik Roma’nın yaşamsal düzeninde geçerli olan bir değer, bir kanunun ilkesiyle davranışsal güvenceye alınmış. Yani o davranışı göstermen gerekiyor. Leyleklerin bundan haberi var mı bilmiyorum ancak doğa ve doğal yaşam kendi içinde evrensel ilkeleri, evrensel etik değerleri yansıtıyor. Üstelik bunu öyle zarif bir akış içinde yapıyor ki kendiliğinde oluveriyormuş gibi. Buna karşın o evrensel akışın “kırmızı çizgileri” de var. O ilkelere uymadığında yaptırımı var. Doğanın ekolojik döngüsü bu çizgileri aştığımızda, bunu dramatik şekilde hatırlatıyor.

Kişi, kurum ve toplum açısından baktığımızda Leylek Kanunu sadece davranış kurallarını göstermiyor, o davranışın altında yatan temel değerlere de işaret ediyor. Davranışları besleyen temel değerlerin izini sürdüğümüzdeyse karşımıza “etik, ahlak, özgür irade ile karar verme, kararlarımızın sorumluluğunu taşıma ve sonuçlarını yaşama” gibi birçok kavram ve olgu çıkıyor.

ETİK VE AHLAK ARASINDAKİ SINIR: EVRENSEL KURALLAR VE MAHALLE BASKISI…
Etik, Latince “ethos” kökeninden gelmektedir. Ethos kelimesi iki anlamı içinde barındırır. İlki töre ve alışkanlık demektir. İkinci anlamı ise karakter ve kişiliktir. TDK (Türk Dil Kurumu), etik için önce “ahlak bilimi”, sonra da “ahlakla ilgili” sözcüklerini kullanmaktadır.

O açıdan denilebilir ki etik “değişik ahlak anlayışlarının kesiştiği ortak noktadan çıkan evrensel normlar bütünüdür”. Benzer şekilde; “kişinin seçim, karar ve davranışlarını yönlendiren değerlere ilişkin kurallar” olarak da karşımıza çıkar.

Ahlak, daha çok “var olan” sosyolojik bir olguyu incelerken; etik, ilişkilerde ahlaki değerlere uygun ölçütlerin ve onlara rehberlik edecek davranış kurallarının “neler olması” gerektiğini inceleyerek “istenilir iyilere” odaklanır.

Ahlak toplum düzenini sağlayan kurallar ve normlar bütünüdür. Bir toplum içinde kişilerin uymaları beklenen davranış biçimleri ve kurallardır. Bu bakımdan ahlak, “toplum ve zaman boyutunda uyulması gereken davranış kuralları itibariyle” farklılık gösterebilirken; etik, “genel geçer evrensel kuralları” içerir. Yani etik, “coğrafyaya, sınırlara ve topluluklara” göre şekillenmez. Ahlak ise “toplumdan topluma değişkenlik” gösterir.

O açıdan denilebilir ki etik “değişik ahlak anlayışlarının kesiştiği ortak noktadan çıkan evrensel normlar bütünüdür”. Benzer şekilde; “kişinin seçim, karar ve davranışlarını yönlendiren değerlere ilişkin kurallar” olarak da karşımıza çıkar. Etik bilimi ise, bu kuralların bulunması ve tarif edilmeleriyle ilgilenir.

Toplumlar arası değişkenlik gösteren bazı uygulamalar aslında benzer değerlerden doğan etik ilkeler için gösterilen değişik davranış biçimleridir. Mahalle baskısı olarak tanımladığımız görünmez davranış kuralları ahlakın inceleme alanına girmektedir.

Etik, farklı alanlarda, o alanın kimliği ile karşımıza çıkmaktadır. Medya etiği, spor etiği, tıp etiği, akademik etik, iş etiği gibi. Bununla birlikte ahlak ve etik kavramlarının akademik çevre dışında sıklıkla birbirlerinin yerine kullanıldığı da belirtmeliyim.

İŞ ETİĞİ, YÖNETSEL ETİK VE YÖNETİCİLERİN “ETİK LİDERLİĞİ”
İş etiği, etiğin bir alt kümesi olup, iş dünyasındaki etik sorunları inceler, davranışlara rehberlik etmek üzere kurallar geliştirmeye çalışır.

Şirketler için ekonomik performans yanında; sosyal performans da bir değerlendirme kriteri haline gelmiştir.

İş etiği, şirketlerin etik değerler ve ilkeler çerçevesinde iş etiğine uygun karar ve davranışlarının neler olması gerektiğini irdelerken; bir taraftan da iş dünyasındaki ilişkilerin ahlaki boyutu ve sorunlarını, olası nedenlerini incelemeye çalışır. İş etiği şirketlerin işlevsel alanları itibariyle de sınıflandırılabilmektedir. Bu işlevler çoğu şirketlerde fonksiyonel bölümler olarak karşımıza çıkar. Örneğin pazarlama etiği, muhasebe etiği, üretim etiği gibi.

Günümüzde şirketlerin diğer tüm sorumluluklarıyla beraber etik sorumluluğu olduğu görüşü öncelik kazanmıştır. Bunun sonucunda, iş etiği ilkeleri her yönüyle irdelenen bir konu haline gelmiştir. Şirketlerin ekonomik amaçlarının yanı sıra, sosyal sorumluğa yönelik işler yapması ve topluma hizmet etmesi de istenmektedir. Bu nedenle, şirketlerin topluma katkı sağlaması ve “hesap verebilir” olması gerekmektedir. Şirketler için ekonomik performans yanında; sosyal performans da bir değerlendirme kriteri haline gelmiştir.

İş etiği ile birlikte ele alınması gereken bir önemli ayırım “yönetsel etik”tir. Yönetsel etik, yönetsel kararlar için etik kuralları dikkate almayı gerektirir ve karar verme sürecinde etik açıdan doğru olanın seçilmesi ve uygulanması için rehberlik eder.

Şirketin her kademesinde karar vericilerin kararlarına yol gösteren etik ilkelere ihtiyaçları vardır. Bu açıdan etik ilkelerin varlığı, karar verme sürecinde önemlidir. Çünkü iş etiği, yönetsel olarak ancak kişilerin davranışlarıyla vücut bulmakta, görünür olmaktadır. Bu açıdan yönetsel etik, iki temel amacı yerine getirir:
1-Her yönetim kararının içinde bulunan etik boyutu açığa çıkarmak.
2-Etik değerleri net bir şekilde ifade etmek ve gerekçelerini ortaya koymak.

Yöneticiler, şirketin değerlerini, organizasyonun her kademesine yaydıkları ölçüde “etiğin kurumsallaşması için” önemli bir adım atılır.

Yöneticilerin temel fonksiyonları değerleri tanımlamak ve değerler konusunda çalışanların hissettikleri şeyin farkında olmalarını sağlamaktır. Bu açıdan yönetsel etik, “değerleri açıklayabilmeyi, onları yayabilmeyi ve şirketin amaçları yönünde ifade edebilmeyi” içerir.

İlkeler ve kurallar belirlenmiş olsa dahi tüm bunlar “çalışanlar yoluyla yani çalışanların bu ilke ve kurallar çerçevesinde davranmasıyla” hayata geçer.

Bu açıdan şirket içinde karar kademeleri ve işin liderliğini yapan yöneticilerin kararlarında “etik davranışların; değer ve ilkelerin tutarlılığının” rolü büyüktür.

ETİK LİDERLİĞİN ÖNEMİ…
İkilemli durumları içeren karar süreçlerinde kısa dönemli bir bakış açısından çok, uzun dönemli sürdürülebilir bir yaklaşım gerekir. Tarafların değer ve haklarının analiz edildiği ve ortaya haksız kazanç elde etme durumu olmayan kazan kazan çözümlerin olduğu bir iklim yaratmak etik liderlerin işidir.

Şirketlerde farklı süreçler göz önüne alındığında farklı liderlik yetkinliklerinin ortaya çıkacağı açıktır. Bununla beraber liderlerden, hangi yetkinliği veya tarzı kullanırsa kullansın etik bir duruş ve etik hesap verilebilirlik davranışı beklenmektedir.

Etik liderler, alınan kararların etik ilkelerle bağlantısını açıklarlar. Böylece etik ilkelerin günlük kararların içinde nasıl var olduğu görülebilir. Çalışanlar etik açıdan beklenen davranışı görerek içselleştirirler, aynı zamanda bir tür kırmızı çizgi olan kabul edilmeyen davranışları da görmüş olurlar.

O açıdan etik liderlik, sadece liderin davranışının etik yönlerine odaklanmakla kalmayıp, aynı zamanda şirket içinde etik kültürünün oluşması ve güvence altına alınması açısından da önemlidir.

Şirketlerde farklı süreçler göz önüne alındığında farklı liderlik yetkinliklerinin ortaya çıkacağı açıktır. Bununla beraber liderlerden, hangi yetkinliği veya tarzı kullanırsa kullansın etik bir duruş ve etik hesap verilebilirlik davranışı beklenmektedir. Bu da ister istemez liderlik yolculuğunun, etik liderlikle buluşması anlamına gelir. Leyleklerin yolculuğunun Antik Roma’daki izdüşümü bunun güzel bir örneği. Leylekler kendi yolculuklarında bunu bir şekilde biliyorlar. Çünkü doğanın evrensel değerlerinin şifresi doğanın akışının içinde var.

SORMAMIZ GEREKEN BİR SORU: KURUCULARIN ETİK İLKELERİ, ŞİRKETE NASIL YANSIR?
Araştırmalar aile şirketlerinde iş etiği ilkelerinin oluşmasında ailenin kendi değerleri ve etik anlayışının yönlendirici olduğunu gösteriyor. İş sahibi, kurucu veya bir önceki kuşaktan şirketi devralmış aile bireyleri de iş etiği ilkelerinin oluşmasında aile kurumunun önemine ve ailenin iş etiği ilkelerinin yönlendirici olduğuna vurgu yapıyor.

Bu sonuç, ülkemizdeki şirketlerin önemli bir kısmının aile şirketi konumunda olması açısından da ayrıca önemli.

Kurucuların değerleri ve iş yapma biçimleri şirketlerin değer ve iş yapma biçimlerine yansımakta, şirket kültürünü biçimlendirmekte. Aile şirketlerinde bireysel değerlerle, şirket değerleri arasında köprü oluşturma sürecinde şirket değerlerinin ve etik ilkelerin ortaya çıkarılması ve bunların yazılı hale getirilmesi önemli bir adım. Bu kurumsallaşma için de önem taşır. Böylece şirketler için aile değerlerinin iş yaşamına aktarılmasıyla birlikte; açık, anlaşılır bir ilişki kurma ve model oluşturma fırsatı yaratılmış olur.

Bir diğer nokta da “aile işletmelerinin sürdürülebilirliğinin sağlanması” açısından iş etiği ilkelerine aile anayasalarında daha fazla yer verilmesi. Belki de her şirket kendi “Leylek Kanunu”nu oluşturmak için kendi kurumsal yolculuğuna bir de bu açıdan bakmalı. Bu yolculukta çok güzel duraklar, işbirlikleri, farkındalıklar onları bekliyor olabilir…

Sonraki yazımızda buluşana kadar sağlıcakla kalın…

Bizi Paylaşın
Continue Reading
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir