Connect with us

Faruk Bangir

“İSTEDİĞİM KİŞİ OLMA YOLUNDA İLERLİYORUM”

Göksel: -1990’larda gençlere fırsat veren ve inanan insanlar vardı. Yeteneğe değer veriliyordu. Gençlerin öne çıkması için fırsatlar sunuluyordu. Günümüzde böyle bir durum yok.

-Müziğe emek vermiş olan tüm ustaları dinledim ve hepsinden de etkilendim. Hepsi de çok değerlidir. Müziğe emek veren her ismi dinlerim. Emek veren her isim benim için değerlidir.

-Sanat dünyasından tabi ki dost olan insanlar var ama çok fazla değil. Çünkü rekabet var. Sen ne kadar dost olursan ol başarın bazen karşındakini rahatsız edebiliyor.

-Sosyal medya hayatın tüm ezberlerini bozdu. Sadece medyayla ilgili değil yaşamla ilgili bütün ezberler bozuldu. Hayatımızı kolaylaştırırken bir yandan da bizi robotlaştırdı.

 

Onu, 90’lı yıllarda söylediği “Gönüllü Yazıldım” adlı şarkıyla tanıdık ve çok sevdik. Müzik çalışmalarına aynı özen ve sevgiyle devam ettiğini biliyorduk. Ancak hızla ilerleyen teknolojinin hayata dair her şeyi olduğu gibi müziği de değiştirmesi konusunda ne düşündüğünü merak ettik. Şarkılarıyla büyük beğeni toplayan ve iz bırakan Göksel’le müziğe ve hayata bakışını konuştuk. Ortaya sadece keyifle okuyacağınız bir röportaj değil muazzam bir manifesto çıktı.

-“Gönüllü Yazıldım” dedin ve hepimiz sana “gönülden yazıldık’. Sence bu şarkının sırrı neydi?
Bence Gönüllü Yazıldım’ın sırrı toplumun tüm kesimlerine hitap etmesi ve mesajını çok basit ama çok derin sözlerle anlatılmasıydı. Bu şarkıda herkes kendinden bir parça buldu. İnsanlar kendilerine yakın buldukları şeyleri sahiplenirler. Gönüllü Yazıldım, ayrıca samimi bir şarkıydı. Çok fazla üstüne düşünülmeden, hissedildiği gibi yazıldı ve yazıldığı gibi hissedilerek söylendi. Bence bu şarkının başarısının nedenlerinden biri de doğal olması ve hislerin karşıya geçirilmesi.

“GÜNÜMÜZDE KÜLT OLARAK NİTELENİYOR”
-Gönüllü Yazıldım’ı ilk söylediğinde ‘tamam, bu iş bitti’ dedin mi? Bir klasik haline geleceğini düşündün mü?
İlginçtir; Gönüllü Yazıldım, albüm çalışması bittikten sonra ortaya çıktı ve albüme giren son şarkı oldu. Bu şarkıyı albüme dahil edebilmek için Söyle isimli şarkıyı albümden çıkardık. Şarkıyı söylerken bu kadar ilgi göreceğini düşünmemiştim. Fakat içimde bir his vardı. O zamanlar bitmiş bir albüme şarkı eklemek kolay değildi. Çünkü yapımcı çok fazla para harcıyordu. Çalışan büyük bir ekip vardı. Onları yeniden toplayıp bir şarkı daha ekletmek kolay değildi. Ama Gönüllü Yazıldım çok güzel bir şarkıydı. Belki de hepimiz iyi bir yere geleceğini hissettik. Su gibi akan bir şarkıydı. Gönüllü Yazıldım, günümüzde ‘kült’ olarak niteleniyor. Bu kadar kült ve hit olacağını bilerek söylemedim bu şarkıyı. Samimiyeti vardı ve sanırım bu samimiyet insanlara geçti.

“GENÇLERE FIRSAT VEREN VE İNANAN İNSANLAR VARDI”
-90’lı yılları özel kılan neydi?
O yılları özel kılan bence samimiyetti. İnsanlar çok hoşgörülü ve samimilerdi. Birbirlerine yardım ediyorlardı ve daha üretkendiler. Gençler, toplumun içindeydi. Daha fazla bir şeyler yapmak istiyorlardı. En önemlisi 1990’larda gençlere fırsat veren ve inanan insanlar vardı. Yeteneğe değer veriliyordu. Gençlerin öne çıkması için fırsatlar sunuluyordu. Günümüzde böyle bir durum yok. Bu sanırım bir dönem ruhuydu. Bu ruhun içinde yer almak benim için çok güzel bir şey. Bunun tarifi yok. Günümüzde bu ruhu ve samimiyeti kaybettik. Yeni nesil bu anlamda şanssız. Günümüz gençleri yoğun olarak doksanlı yılların şarkılarını dinliyorlar. O yılların şarkıları yeniden söyleniyor ve yine hit oluyor. Hatta doksanlarda bir albümde yer almış ama çok fazla öne çıkmamış bir şarkı bile günümüzde yeniden söylendiğinde hit olabiliyor. 90’ların şarkıları özel şarkılardı. En kötü dediğimiz şarkı bile günümüzün şarkılarından daha güzeldi. Kısacası doksanlı yılları özel yılan samimiyetti.

“MÜZİĞE EMEK VEREN HER İSİM BENİM İÇİN DEĞERLİDİR”
-Çocukluğundan bu yana etkilendiğin şarkıcılar kimlerdi?
Çocukluğumdan bu yan en önem verdiğim isimlerin başında Michael Jackson gelir. Ben seksenlerin sonu doksanların başında çocuktum. Doksanların ortasında genç olmaya başladım. Michael Jackson o dönemlerde dünyayı sallamış bir stardı. Jackson’un müziğini, dansını, ruhunu çok beğenirim. Beni çok etkilemiştir. Ülkemizde ise müziği çok sevmemin ve başlamamın nedeni Ajda Pekkan’dır. Ajda Hanım birçok kişiyi etkilediği gibi beni de etkilemiştir. Ajda Pekkan’ın azmi, yorumculuğu, kendini her daim yenilemesi ve enerjisi bambaşkadır. Yine İlhan İrem’den de çok etkilendim. İrem’in yeri bende başkadır. Sezen Aksu’yu da çok sever ve hep dinlerim. Kısacası müziğe emek vermiş olan tüm ustaları dinledim ve hepsinden de etkilendim. Hepsi de çok değerlidir. Müziğe emek veren her ismi dinlerim. Emek veren her isim benim için değerlidir. Kayahan’ı da çok severim. Ayrıca Zuhal Olcay’ı inanılmaz beğenirim. Çocukken Küçük Bir Öykü albümünü hep dinlerdim. Tiyatral bir albüm olması nedeniyle o dönemde bazı büyükler bunu garip bulurdu. Demek ki o albümde kendimden bir şeyler bulabilmişim.

Göksel, “Ben hiçbir zaman popüler olup gündemde kalabilmek adına inanmadığım bir işi yapmadım.” diyor.

“YAPTIĞIM İŞLERLE ANILMAK İSTEDİM”
-Müzik piyasası olduğu gibi görünen isimleri kolay kabul etmiyor. Genelde oyunu kuralına göre oynayanlar popüler oluyor. Bunun nedeni ne olabilir?
İnsanları kabul etmemek müzik piyasasının kronik bir hastalığı. Sistemin başını ve köşeleri tutmuş bazı isimler var. Hep bu isimlerin etrafında dönen kişiler bize sunuluyor. İnsanlar da bu sunulanların içinden en iyisini seçmeye çalışıyorlar. Yani biz seçmiyoruz. Onların seçtikleri isimlerin içinden seçme şansı veriliyor.90’larda bu böyle değildi. İnsanlara şans veriliyordu. İyi olan kalıyor, kötü olan eleniyordu. Gençler şans bulabiliyor ve ürettiklerini sunabiliyorlardı. Ben hiçbir zaman popüler olup gündemde kalabilmek adına inanmadığım bir işi yapmadım. Belki ufak tefek hatalarım olmuştur. Neticede ben de gençtim. Ama hiçbir zaman büyük bir hatam olmadı. İyi anılabilmek adına her zaman dikkat ettim. Herkesin hayatında üzüntülü hadiseler var. Ben kendi yaşadıklarımı çıkıp televizyon programlarında anlatmayı seçmedim. Üstelik önüme bu tarz teklifler de geldi. Çık, anlat dediler. Ama ben bu yolu seçmedim. Çünkü ben yaptığım işlerle anılmak istedim ve hep bu yolu seçtim.

“HERKESİN KENDİNE GÖRE BİR HİKAYESİ VAR”
-Sadece işini yapan sanatçılara “uzun zamandır neden yoksunuz” sorusu yöneltiliyor. Hâlbuki bu süreçte sen üretmeye devam ediyorsun ama röportaj yapmaya gelenin bundan haberi olmuyor. Bu duruma bakış açın nedir?

İnsanlar haklı olarak uzun zamandır neden ortada görünmediğimizi soruyorlar. Herkesin kendine göre bir hikayesi var. Kiminin hikayesi daha acıklı. Herkese bu hikayeyi ulaştıramıyorsun. Ben bu sorulardan rahatsız olmuyorum. Uzun zamandır yoktum. Bir takım şeyler yaşadım. Başıma bir şeyler geldi. Artık nerdesin diye soranlara kızmıyorum ve bunlara takılmıyorum. Eskiden bir dönem takıldığım oldu. İnsanlar göremedikleri insanlara bunu haklı olarak soruyorlar. Bu işi yapıyorsan, müzik sektöründeysen bu merak edilebilir. Ama bazıları bunu başarısız oldun anlamında da sorabilirler. Buna da hiç üzülmem. İnsan bazen başarısız da olabilir. Bir iş yapar başarılı olur, bir iş yapar başarısız olursun.

“HAYATTA İZ BIRAKABİLDİĞİM İÇİN MUTLUYUM”
-Çocukluk ve ilk gençlik dönemlerinde kesinlikle şarkıcı olacağım diyor muydun? Hayal ettiğin kişi olabildin mi?
Çocukken şarkıcı olacağım diye çok fazla düşünmüyordum. Ama üretmeyi çok seviyordum. Ben daha çok müziğin mutfak kısmında olmayı hayal ediyordum. Şarkı söylemek ikinci plandaydı. Ancak hayat ilginç bir yolculuk. Önüne bir şeyleri hazırlayıp çıkarıyor. Sen de sana sunulanı oynuyorsun. İstediğim kişi oldum mu? İstediğim kişiyi olmaya doğru her geçen gün ilerliyorum. Çünkü hayat her gün insanlara bir şey öğretiyor. Hayatta iz bırakabildiğim için mutluyum. Bugün dünyadan gitsem geride bıraktığım şarkılarım var. İnternet denilen mecrada kendime bir sayfa edindim. Hala beni çok sevdiğini ve özlediğini söyleyen sevenlerim var. Bu açıdan bakarsak ben istediğime ulaştım. Üretimlerimi sürdürerek yeni nesile de ulaşmak isterim. Ajda Pekkan gibi sürekli kendimi yenilemek isterim. Görüntü olarak bu anlamda şanslıyım. Yıllar beni çok fazla deforme edemedi. Bu da bana Allah’ın bir lütfu. Kısacası istediğim kişi olma yolunda ilerliyorum. Bu sorunun cevabını sanırım çoğu kimse çok rahatlıkla veremez.

“REKABET OLAN YERDE ÇOK FAZLA DOSTLUK OLMUYOR”
-Sanat dünyasında gerçek manada dostluklar var mı? 90’lardan bu yana kimlerle dostluğun sürmekte?
Sanat dünyasından tabi ki dost olan insanlar var ama çok fazla değil. Çünkü rekabet var. Sen ne kadar dost olursan ol başarın bazen karşındakini rahatsız edebiliyor. Ben dost canlısı bir insanım. Görüştüğüm sanatçı dostlarım var. Ama tanıyıp çok fazla gerçekçi bulmadığım, hoşlanmadığım insanlar da var. Bazılarının göründükleri gibi olmadıklarını düşünüyorum. Rekabet olan yerde çok fazla dostluk olmuyor. İyi niyetli insanlar var ama dost mudurlar bunu bilemiyorum.

“HAYAT BİR OKUL, ZAMANLA DEĞİŞİYOR VE GELİŞİYORSUN”
-Geçen bunca yıl sana ne öğretti?
Geçen bunca yıl bana zamanın ne kadar kıymetli olduğunu öğretti. Hayatın nasıl bir okul olduğunu öğretti. Zaman içinde çok fazla şey öğreniyorsunuz. Hayat seni eviriyor ve değişiyorsun. Bu duygular bazen şarkı olarak ortaya çıkıyor ve sevenlerimizle paylaşıyoruz. Bu ara paylaşmadığım daha çok şarkım var. Bir de hayat bana şaşırmamayı öğretti. Bu hayatta her şey olabilir. Artık hiçbir şeye şaşırmıyorum. Dün olmaz dediğim şeylere bugün daha hoşgörülü baktığımı görüyorum. Hayat bir okul. Zamanla değişiyor ve gelişiyorsun.

“UMARIM İÇİMDEKİ ÇOCUĞU HİÇ KAYBETMEM”
-Seni tanıdığımızdan bu yana hep genç kaldın. Nedir bunun sırrı?
Estetik yaptırmadım ama karşı da değilim. İhtiyaç olduğunda yaptırılabilir. Estetiği değiştirmek değil de korumak adına yapıldığında doğru buluyorum. Genç kalmak biraz düşünce yapısı ile ilgili. Bence yaş almak insanı güzelleştiriyor. Bununla ilgili bir anım var. Yıllar önce Ajda Pekkan ile karşılaştığımızda bana yaşlanmaya değil, yaş almaya inan demişti. Ajda Hanım’ı çok sevdiğim için bu sözleri demek ki düstur edinmişim. Genel anlamda yaşlanmaya inanmıyorum. Neye inanırsan onu yaşarsın. Ben hep çocuk kaldım. Umarım içimdeki çocuğu hiç kaybetmem.

Göksel: “İlk albüm zamanı oyunculuk teklifi gelmişti. Ama böyle bir şey olmadı. Türkiye’de herkes her şeyi oluyor. Ben bu durumdan rahatsızım. Bence insan öncelikle kendi yaptığı işte iyi olmalı.”

“YAPILAN GÜZEL İŞLER BENİ HEP HEYECANLANDIRIR”
-Keşke ben söyleseydim dediğin şarkılar var mı?
Çok şarkı var. Yapılan güzel işler beni hep heyecanlandırır. Ajda Pekkan’ın söylediği Yaz Yaz şarkısını ilk ben söylemek isterdim. Hümeyra’nın seslendirdiği Sessiz Gemi’yi söylemek isterdim. Müslüm Gürses’in söylediği Nilüfer şarkısı hep kalbime dokunur. Söylemeyi çok isterdim. İlhan İrem şarkısı Anlasana çok kıskandığım bir şarkıdır. Keşke benim bestem olsaydı ve ben söyleseydim. Bu şarkının önünde saygı duruşunda dururum. Daha söylemeyi istediğim birçok şarkı sayabilirim.

“SOSYAL MEDYA HAYATIN TÜM EZBERLERİNİ BOZDU”
-Sosyal medyanın yaygın medyayı yok ettiği söyleniyor. Bu konuda ne düşünüyorsun?
Sosyal medya hayatın tüm ezberlerini bozdu. Sadece medyayla ilgili değil yaşamla ilgili bütün ezberler bozuldu. Hayatımızı kolaylaştırırken bir yandan da bizi robotlaştırdı. Elinde telefonla yaşayan insanlar haline geldik. Güzel yanları da var. İnsanlara artık çok kolay ulaşabiliyorsun. Eskiden bu oldukça zordu. Mesela bir sanatçıya çok hızlı ulaşıp düşüncelerini iletebiliyorsun. Geçmişte mektuplar yazılırdı. Sosyal medyada herkes düşüncelerini rahatça ifade edebiliyor. Kötü tarafı müziğin dijitalleşmesi oldu. Eskiden albüm kartoneti vardı hayatımızda. Kimler emek vermiş tek tek incelerdik. Şimdi bunları kaybettik. Bir şeyler değiştikçe kattıkları kadar kaybettirdikleri de oluyor.

“ÖNCE İNSAN KENDİ YAPTIĞI İŞTE İYİ OLMALI”
-Hiç oyunculuk teklifi aldın mı? Film ve dizilerde oynamak ister misin?
İlk albüm zamanı oyunculuk teklifi gelmişti. Ama böyle bir şey olmadı. Türkiye’de herkes her şeyi oluyor. Ben bu durumdan rahatsızım. Bence insan öncelikle kendi yaptığı işte iyi olmalı. Elbette birkaç alanda başarılı olan isimler de var. Zuhal Olcay gibi hem oyunculuk hem şarkıcılıkta başarılı olan sanatçılar da var. Ülkemizde bir işte başarılı olunmadan diğer işe atlanıyor. Bunu çok seviyoruz. Bence doğru değil. Oyunculuk yapabilir miyim bilmiyorum. Ama herkes kendi hayatında bir oyuncu. Klip çekimlerinde kamera tecrübem oldu. Şimdi böyle bir teklif gelirse kabul eder miyim bilmiyorum. Doğrusu bunu hiç düşünmedim.

“BENİ SEVENLERİ HEP DOSTLARIM OLARAK GÖRÜYORUM”
-Seni sevenlere son olarak neler söylemek istersin?
Ben bir dönem çeşitli nedenlerle çok fazla üretimde bulunamadım. Buna rağmen beni aramaktan, sevmekten ve güzel duygularını ifade etmekten hiç vazgeçmediler. Beni sevenleri hep dostlarım olarak görüyorum. Eskiden imzalı resim yollarken herkese yollanan matbu bir resim yollamaz, tek tek isme özel yazar ve imzalardım. Ben müzisyen bir insanım. Solistlik dışında şarkılarımı da yazıyorum. Ruhumu paylaşan herkese teşekkür ederim.

 

Bizi Paylaşın
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
Continue Reading
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir