Connect with us

Sağlık

“MANYETİK ALAN OLUŞTURAN CİHAZLARDAN 3 METRE UZAKTA KALIN”

Günlük hayatta kullanılan birçok teknolojik ekipman elektromanyetik ve radyo frekanslı radyasyon yaymalarının yanı sıra manyetik alanlarıyla da insan sağlığı tehdit ediyor. Üsküdar Üniversitesi MDBF / Elektrik-Elektronik Mühendisliği – Bölüm Başkanı Prof. Dr. Selim Şeker teknolojik aletlerin oluşturduğu tehlikeleri ve önleme yöntemlerini anlattı.

Elektromanyetik alan (EMA) enerjisiyle çalışan aygıtlardaki hızlı gelişme ve sayıca artışın “elektromanyetik radyasyon kirliliğini” gündeme getirdiğini ifade eden Üsküdar Üniversitesi MDBF / Elektrik-Elektronik Mühendisliği – Bölüm Başkanı Prof. Dr. Selim Şeker, bu cihazların insan sağlığına etkileri konusunda bilincin artması gerektiğini söyledi.

 Prof. Dr. Selim Şeker-Üsküdar Üniversitesi MDBF Elektrik-Elektronik Mühendisliği - Bölüm Başkanı

Prof. Dr. Selim Şeker-Üsküdar Üniversitesi MDBF Elektrik-Elektronik Mühendisliği – Bölüm Başkanı

“RADYASYON YAYIYORLAR”
Elektrik enerjisinin gündelik hayatı kolaylaştırmasının yanı sıra, insan sağlığına verdiği zarara dikkat çeken Şeker, konuya ilişkin şu bilgileri verdi: “Elektrik enerjisini iş hayatımızda yaşam standartlarımızı yükseltip konforumuzu arttırmakta, daha da önemlisi sağlık hizmetleri ve güvenlik sistemlerinde kullanmaktayız. Yine bu enerji sayesinde oturduğumuz yerden dünyanın her yeriyle iletişim kurulabilmekte ve bir anlamda dünyayı ayağımıza getirmekteyiz. Ancak dünyayı bir ağ gibi saran elektronik haberleşme sistemleri, radyo ve televizyon vericileri, uydular, radarlar, evde kullanılan elektrikli aygıtlar, tıbbi cihazlar, cep telefonları, bilgisayarlar kısacası tüm elektrikli aygıtlar çevreye elektromanyetik radyasyon yayıyor.”

“CİHAZLAR KISA SÜRELİ KULLANILMALI”
Şeker, elektromanyetik radyasyonun etkilerini önlemeye yönelik tavsiyelerini, “Elektrikli battaniyeler yatağa girdikten sonra kapatılıp fişleri çekilmeli. Elektrikli radyolu saatler yatak odasında bulundurulmamalı, gerekiyorsa da bir buçuk metre uzakta olmalı. Yatak odası baş ucunda kullanılan metal başlıklı lambalar yüksek seviyede elektromanyetik alan ürettiklerinden mümkünse kullanılmamalı, florasan lambalar UV (Ultraviyole) ışınlar yaydıkları için diğer lambalar tercih edilmeli. Yatakların (özellikle de çocuk yatakları) baş ucunun dayandığı duvardan evin elektrik hatlarının geçmemesine özen gösterilmelidir. Saç kurutma makinesi kısa süreli kullanılmalı, elektrikli tıraş makinesinin şarjlısı tercih edilmelidir. Eğer hemen kullanılmaları gerekmiyorsa olanaklı olduğu ölçüde elektrikli cihazların şebekeyle ilişkisinin kesilmesi gerekmektedir.” cümleleriyle detaylandırdı.

"Yüksek gerilim hatlarının civarında, hatta uzaklığa ve hattın gerilimine bağlı değişik seviyelerde elektrik ve manyetik alan oluşur."

“Yüksek gerilim hatlarının civarında, hatta uzaklığa ve hattın gerilimine bağlı farklı seviyelerde elektrik ve manyetik alan oluşur.”

“DÜŞÜK FREKANSLARDAKİ MANYETİK ALANLAR DAHA ZARARLI”
İnsan sağlığı açısından düşük frekanslardaki manyetik alanların zararına işaret eden Şeker, devamında şunları dile getirdi: “Yüksek gerilim hatlarının civarında, hatta uzaklığa ve hattın gerilimine bağlı değişik seviyelerde elektrik ve manyetik alan oluşur. İnsan sağlığı açısından düşük frekanslarda manyetik alanlar, elektrik alanlarından daha zararlıdır. Elektrik ve manyetik alanlar özel aletlerle ölçülür. Ölçüm sonunda en yoğun manyetik alanların; saç kurutma makinesi, florasan lamba, elektrikli tıraş makinesi gibi küçük motorlu yada trafolu cihazların yakınında tespit edilmiştir. Ayrıca bebek alarmı, dijital ya da analog elektrikli saatler, elektrikli battaniyeler çok yüksek manyetik alanlar oluşturuyorlar. O yüzden bu cihazlardan 3 metre gibi bir mesafede bulunulmalı.”

“FİŞ TAKILI OLDUĞU SÜRECE ELEKTRİK ALANI OLUŞUR”
Açma kapama düğmelerinden tam kapatılan aletlerin manyetik alan yaymayacağını hatırlatan Şeker, “Ancak fişleri takılı olduğu sürece elektrik alan oluşturmaya devam ediyorlar. Duvarlardan geçen elektrik tesisatları da manyetik alan yayıyor. Ancak doğru tesisat ilkelerine göre yapılan donanımların endişe verici düzeyde olmadığı düşünülüyor.” dedi.

"Radyo frekanslı radyasyon DNA bozulmalarına yol açıp, beyin tömürü riskini artırıyor"

“Radyo frekanslı radyasyon DNA bozulmalarına yol açıp, beyin tömürü riskini artırıyor”

“BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ ZAYIFLAR”
İnsan vücudunun elektromanyetik radyasyonu yutması sonucunda vücut sıcaklığının bazı parametrelere bağlı arttığını kaydeden Şeker, hastalık olmadan artan bu ısının, vücudun bağışıklık sisteminin zayıflamasına yol açacağını vurguladı.

“BEYİN TÜMÖRÜ RİSKİ ARTAR”
Şeker, radyo frekanslı radyasyonun DNA bozulmalarına yol açıp, beyin tömürü riskini artırdığının altını çizdi: “Radyo frekanslı radyasyonun canlı organizmada yaptığı etkilerden en iyi bilineni ısınmadır. En fazla etki vücudun dış yüzeyinde ortaya çıkar ve yerel yanmalar oluşabilir.. Vücudun derinliklerine gittikçe sıcaklık etkisi düşse de uzun dalga radyasyonuna maruz kalmalar sonucunda kaslarda yüksek sıcaklık artışına neden olur. Bazı organlar da aşırı ısınma olmasa da zarar görebiliyor. Günlük hayatta en çok karşılaştığımız radyo frekans radyasyon kaynakları cep telefonları ve onların yer antenleri yani baz istasyonlarıdır. Bu konuda hayvanlar üzerinde hücre seviyesinde yapılan çalışmalarda endişe verici sonuçların ortaya çıktığını söyleyebiliriz. DNA bozulması sonucu kanser tümörlerine ve beyin tümörlerine yakalanmadaki artış kanıtlandı.”

"Cep telefonunun yaydığı elektromanyetik radyasyon; çocukların beyin aktivitelerinde değişimlere neden olurken öğrenme eksikliklerine, konsantrasyon bozulmalarına ve agresif davranışlara neden olabiliyor"

“Cep telefonunun yaydığı elektromanyetik radyasyon; çocukların beyin aktivitelerinde değişimlere neden olurken öğrenme eksikliklerine, konsantrasyon bozulmalarına ve agresif davranışlara neden olabiliyor”

“ÇOCUKLARI CEP TELEFONUNDAN UZAK TUTUN”
Uzun süreli cep telefonu kullanımının çocukluk çağından itibaren birçok hastalığı tetiklediğini vurgulayan Şeker, ebeyenlere seslendi: “Çocuklar, cep telefonlarından gelen radyo frekans alanlardan kolayca etkileniyor. Cep telefonunun yaydığı elektromanyetik radyasyon; çocukların beyin aktivitelerinde değişimlere neden olurken öğrenme eksikliklerine, konsantrasyon bozulmalarına ve agresif davranışlara neden olabiliyor. Bu yüzden radyasyon kaynaklarından olabildiğince uzakta olunmalı. Cep telefonlarıyla kafa arasındaki mesafe 1 cm bile olsa, soğrulan radyasyon miktarı oldukça düşer. Hamileler, bebekler ve çocukların tüm radyasyon türleri ile etkileşmesi olabildiğince sınırlandırılmalı.”

Bizi Paylaşın
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
Continue Reading
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copyright © 2021 Kobi Yaşam .