Connect with us

Dünya Gündemi

NEDİR BU GREAT RESET?

1929 Büyük Buhranı’ndan da büyük olan 2008’den 2 yıl sonra, bugünlerin habercisi iki önemli (o zaman için hiç önemsenmemiş) olay vardır. Bir tanesi, 2010 Şubatı’nda Bill Gates’in TED Talks’ta “Innovating to Zero” (Sıfıra Evrilmek) konuşması, diğeri ise Rockefeller Vakfı’nın Mayıs 2010’daki “Lock Step Scenario”sudur (Sıkıyönetim Senaryosu). Egemenler aleminden gelen bu iki veri, Covid-19 ve Great Reset bağlantısına ışık tutuyor. Hatta artık bu iki senaryonun içinde yaşıyoruz. ABD’deki siyasi kargaşa da paketin içinde.

 

Güç yozlaştırır… Mutlak güç mutlaka yozlaştırır. Finans kapitalin 40 yıllık son dönemi bana bu sözü hatırlatıyor.
Her zaman çok güçlüydüler. Ama devletler de güçlüydü. Ezilen her zaman sıradan insan olsa da iyi kötü bir denge noktası vardı. Ama özellikle 1980 sonrası, artık onları durduracak bir engelin kalmadığını hissettiler.
Kanın tadını almışlardı. Neoliberalizm, serbest piyasa, küreselleşme ve bunun gibi cafcaflı pek çok kavramı, özgürlük ve insan hakları kılıfı altında dünyaya yaydılar.

Berlin Duvarı, 1989 yılında yıkıldı.

1989 BERLİN DUVARI’NIN YIKILIŞI…
Hele de 1989 Berlin Duvarı’nın çöküşü, onları yani finans kapitali coşturdu. Duvar her manada yıkılmıştı. Artık halkı açgözlü sermayenin şerrinden koruyacak bir denge sistemi kalmamıştı. Borsalar, türev kağıtlar, soyut piyasalar ve bunun gibi pek çok finansal oyuncak artık “hizmetimizdeydi”. Piyasa adeta tanrılaştırılmıştı! Piyasalar, Olimpos Dağı’ndaki mitolojik tanrılar gibi, bir gün coşuyor, bir gün öfkeleniyor, bir gün sakin olabiliyordu.

TÜM KAMUSAL EKONOMİLER TU KAKA!
Devletçi, kamusal tüm ekonomik uygulamalar tu kaka ilan edildi. Türkiye’de de Özal dönemi bunun başlangıcı oldu. Özelleştirme adı altında kamunun birikimi özel sektöre devredildi. Pek çok örnekte resmen peşkeş çekildi.

Amerika’nın çok sevdiği Tansu Çiller’i hatırlayın… 1996’da, AB’ye girmeden, pazarımızı teslim ettiğimiz Gümrük Birliği anlaşmasını imzaladığında “Dünyadaki son Sosyalist Devleti yıktık” demişti. Endüstri odaklı ithal ikamecilikten vazgeçip, dahilde işleme rejimi, montaj sektörüne dönüşen sanayimiz erirken, ekonomi dolar ve borsa ikilemiyle basitleştirilmişti. Küresel ekonomi denen şey, Batılı kapitalistlerin paralarını koyacak yer bulamadıkları bir tür yeni sömürge sistemine dönüşmüştü.

YUGOSLAVYA, İRAN, IRAK VE SURİYE ÖRNEKLERİ…
Pazar kapılarını ardına kadar açmayan, petrolünü dolar dışında bir para birimiyle satmaya kalkışan her hangi bir ülke, demokrasi ve insan hakları silahıyla dışlanıyor, gerekirse işgale de uğrayabiliyordu. Yugoslavya, Irak, İran ve Suriye gibi.

ŞİŞEN FİNANS BALONU BİR YERDE PATLAYACAKTI…
Ancak rezerv para olmanın rahatıyla dolar o kadar karşılıksız (1973’te altın karşılığı olmaktan çıkarılıp tahvile endeksli yapılmıştı) bir hale geldi ki, şişen finans balonu bir yerde patlamak zorundaydı. 2008’deki Amerikan ekonomik krizi milattı. Batı merkezli kapitalizmin iflasıydı. Döngüsel değil yapısal bir krizdi. Küresel rezerv para olan doların 50 yıllık suiistimali artık saklanamaz hale gelmişti. Ancak her piyasa işi gibi o kriz de saklandı, kılıflandı ve bugünlere gelindi.

Davos’ta her yıl toplanan dünya kapitalist eliti, bu gelişmeleri bizden daha iyi görüyordu. Bir şey yapmaları lazımdı. Artık gen teknolojisi ve yapay zekaya kadar ulaşan dijital enformatik gelişim ne güne duruyordu.

Bill Gates’in TED Talks’ta 2010 Şubat’ta yaptığı “Innovating to Zero” (Sıfıra Evrilmek) başlıklı konuşması son derece ilginçti.

2010’DAKİ BUGÜNLERİN HABERCİSİ İKİ ÖNEMLİ OLAY…
1929 Büyük Buhranı’ndan da büyük olan 2008’den 2 yıl sonra, bugünlerin habercisi iki önemli (o zaman için hiç önemsenmemiş) olay vardır. Bir tanesi, 2010 Şubatı’nda Bill Gates’in TED Talks’ta “Innovating to Zero” (Sıfıra Evrilmek) konuşması, diğeri ise Rockefeller Vakfı’nın Mayıs 2010’daki “Lock Step Scenario”sudur (Sıkıyönetim Senaryosu). Egemenler aleminden gelen bu iki veri, Covid -19 ve Great Reset bağlantısına ışık tutuyor. Hatta artık bu iki senaryonun içinde yaşıyoruz. ABD’deki siyasi kargaşa da paketin içinde.

ROCKEFELLER’İN “LOCK STEP” SENARYOSU
Rockefeller’in Lock Step Senaryosu özetle şöyleydi: “2012’de çok etkili bir pandemi dünyayı saracak. Bu, 2009’daki H1N1 domuz gribinden farklı olarak çok bulaşıcı ve ölümcül. Yaban kazlarından yayılan salgın, 7 ayda dünyanın yüzde 20’sine bulaşacak ve 8 milyon insan ölecek. Ekonomiler duracak, küresel insan ve mal dolaşımı bitecek, turizm kalmayacak, alışveriş merkezleri boşalacak. Hükümetler ve liderler çok sıkı önlemler alacak. Yüz maskeleri zorunlu tutulacak, tren ve otobüs terminallerinde vücut ısısı ölçümleri yapılacak. Birey özgürlükleri kısıtlanacak, pandemi hafifledikten sonra bile sıkıyönetim tedbirleri sürecek. Tüm dünyadaki yönetimler demir yumruk düzenine geçecek.”

BIL GATES’İN DENKLEMİ
Bill Gates ise o meşhur konuşmasında, küresel ısınmanın önlenebilmesi için kurduğu denklemi anlatırken, 2050’de karbon emisyonunun sıfırlanabilmesi için insan nüfusunun azaltılmasından söz etti. Gates, kelimesi kelimesine şunları söyledi: “Dünyanın nüfusu bugün (Şubat 2010) 6.8 milyar, (2050’de) 9 milyara ulaşacak. Eğer yeni aşılar, sağlık sistemi ve üreme sağlığı hizmetlerinde çok iyi bir iş çıkarırsak, bu rakamı yüzde 10-15 oranında azaltabiliriz.”

Bu nüfus azaltma hikayesi 1960’lardan beri aslında Rockefeller Vakfı’nca yürütülen bir proje. Rockefeller’lerin avukatı olarak Amerikan siyasetine giren ve akil adam görevi yapan Henry Kissinger de bunun savunucularından.

Şimdiki kapitalist dünyayı sanıldığı gibi ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa’nın daimi güvenlik konseyi üyesi olduğu ABD ağırlıklı Birleşmiş Milletler (BM) sistemi değil; Batılı Sermaye’nin çatı örgütü Dünya Ekonomik Forumu (WEF) belirliyor.

ŞİMDİKİ KAPİTALİST DÜNYAYI DAVOS BELİRLİYOR
Neyse konuyu fazla dağıtmadan devam edelim. Şimdiki kapitalist dünyayı belirleyenler, sanıldığı gibi ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa’nın daimi güvenlik konseyi üyesi olduğu, ABD ağırlıklı Birleşmiş Milletler (BM) sistemi değil, Batılı Sermaye’nin çatı örgütü olan Davos ya da Dünya Ekonomik Forumu’dur. (WEF). Bill Gates ve Rockefeller sülalesinin etkisi, Davos üzerinden tüm BM kurumlarında mevcuttur. Başta da Dünya Sağlık Örgütü’nde. Dünya ekonomisi ve siyasetine yön veren bu toplantılar, her yıl Ocak ayında İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenir. Konuşulan her şey gizli kalmalıdır. Sonuçlarını yaşayarak görürüz.

Ida Auken- Dünya Ekonomik Forumu’nun 11 Kasım 2016 tarihli bildirisini hazırlayan Danimarkalı siyasetçi.

11 KASIM 2016’DAKİ BİLDİRİ…
Dünya Ekonomik Forumu, 11 Kasım 2016’da manifesto niteliğinde bir bildiri hazırladı. 2030 yılına yönelik fütüristik bir mesajdı bu. Danimarka’dan Milletvekili Ida Auken’in imzasını taşıyan metindeki en çarpıcı mesajın başlığı her şeyi açıklıyordu: “2030’a hoş geldiniz. Hiçbir şeyin sahibi değilim, mahremiyetim yok. Ve hayat hiç bu kadar iyi olmamıştı! Evim arabam yok elbiselerim yok, ürünler artık servis haline geldi ve bedavaya…”

 

Bu hesaba göre, 2030’da temiz enerji ve iletişim bedava olacak, barınma, ulaşım, gıda ve eşyalar da aşamalı olarak beleşe gelecekti. Bugünlerde ortalıkta sıklıkla dolaşan klip, teknolojik gelişmeler sayesinde her şeyi bedavaya kullanıp veya ucuza kiralayarak, tüketim çılgınlığını, çevre kirliliği ve karbon emisyonunu sıfırlamak üzerine kuruluydu. Davos’takilerin ileri teknolojiler sayesinde ütopik bir gelecek planı yapması, aslında batmakta olan kapitalist sistemin yeniden “güleryüzlü” olanıyla değiştirilmesi üzerine kuruluydu.

EVENT 201 İSİMLİ TATBİKAT…
18 Ekim 2019’da Baltimore’da Johns Hopkins Bloomberg School of Health Security’de düzenlenen tatbikat çok ilginçti. Dev ilaç firmaları ve finansal kuruluşların sponsor olduğu simülasyonlu “Event 201” isimli tatbikat, Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ve Gates Vakfı tarafından düzenlendi. Simülasyonda, ortaya çıkan yeni bir virüs pandemisiyle finansal piyasaların yüzde 15 düşeceği ve dünyada 65 milyon kişinin hastalıktan öleceği öngörülüyordu.

Tatbikatın yapıldığı 18 Ekim 2019 tarihi, Dünya Sağlık Örgütü’nün Covid 19 adıyla pandemiyi açıkladığı 11 Şubat 2020’den yaklaşık 3 ay öncesine tekabül ediyordu. Her ne hikmetse 2010’da Rockefeller Vakfı, 2019’da da Bill Gates ve Davos ahalisi, pandemiyi bilmiş, önlem olarak da küresel çapta karantina ve sıkıyönetimleri önermişti.

HENÜZ SALGIN RESMEN AÇIKLANMAMIŞKEN…
Henüz salgın resmen açıklanmamışken, 21 Ocak 2020’deki Davos WEF Zirvesi’nde ise “Coalition for Epidemic Preparedness Innovations” (CEPI-Salgına karşı hazırlık geliştirme koalisyonu- WEF ile Gates Vakfı ortaklığındaki oluşum) CEO’su Richard Hatchett, novel corona virüse karşı yeni aşı çalışmalarının başladığını duyuruyordu.

GREAT RESET/BÜYÜK SIFIRLAMA PROJESİ…
Temmuz 2020’de Dünya Ekonomik Forumu Başkanı Klaus Schwab, ilk kez “Covid 19 – Great Reset” başlıklı büyük sıfırlama (Reset aynı zamanda bilgisayarın/sistemin kapatılıp tekrar açılması anlamına da gelir) projesini açıkladı. Dikkat edin sadece Great Reset değil, Covid 19 da işin içinde. Çünkü bu yeni normale geçiş için en önemli katalizördü. Küresel Batı merkezli kapitalizm zaten 2008’den beri süregelen krizdeyken, üzerine gelen pandemi ekonomileri tamamen mahvetmişti. Radikal bir karar için tam zamanıydı.

Klaus Schwap- Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Başkanı

KARL SCHWAB: KAPİTALİZMİN VÜCUT BULMUŞ HALİ
Bu arada Klaus Schwab isminden de biraz söz edelim. Dünya Ekonomik Forumu’nun 1971’den beri kurucusu ve Başkanı. 1938 Almanya doğumlu bir mühendis ve ekonomist. Zürih ve Harvard eğitimli. İsrail’de Ben Gurion Üniversitesi’nde dersler verdi. Karısıyla bir de Schwab Sosyal Girişimcilik Vakfı da kurdular. Kapitalizmin vücut bulmuş hali sayılabilir Karl Schwab.

 

Her yıl İsviçre’nin Alplerdeki turistik kayak yapılan Davos kasabasında 3000’den fazla iş adamı ve siyasetçiyi toplayan Dünya Ekonomik Forumu’nu, Fransız yardımcısı Thierry Malleret ile yönetir ve gelen siyasetçilere, küresel elitin gündemini dikte eder. Toplantılar gizlidir, her yıl protestolar altında toplanılır ve dünyanın anası nasıl ağlatılır karara bağlanır.

“KÜRESEL KAPİTALİZMİ YENİDEN TANIMLAMALIYIZ”
İşte bu Klaus Schwab, Eylül 2020’de Alman Die Zeit’e verdiği demeçte Great Reset kavramını biraz açtı: “Korona krizi şunu göstermiştir: Küresel kapitalizmi yeniden tanımlamalıyız. Korona salgını döneminde işi bittiği anlaşılan liberalizm yeniden tanımlanmalıdır, aksi halde zor yoluyla değişiklikler gelecektir.” ‘Zor yoluyla’ ifadesi dikkat çekiciydi. Bana “Lock Step” senaryosu ile benzer sıkıyönetim tedbirlerinin alındığı “Event 201” tatbikatlarını anımsattı.

SÖZDE İNSANCIL, ÇEVRECİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR ÖNERİLER…
Schwab, bir de “COVID 19 – Great Reset” başlıklı kitap yazdı. Klaus Schwab, Çin’in sosyalist devletçi sisteminin kazandığını görerek, kapitalizmi sözde insancıl bir revizyondan geçirip, yeniden devreye sokmanın çarelerini arıyordu. Sosyalist devletçi Çin’in kamu yararına uygulamalarına alternatif olarak, kapitalist elit sahipliği ve yönetiminde, sözde insancıl, çevreci ve sürdürülebilir önerilerde bulunuyordu: “Devlet değil girişimci güçler ilerlemenin motorudur. Ancak bu bireysel girişimcilik bir sistem ve kurallar manzumesi üzerine oturmalıdır. Bunu güçlü bir devlet düzene koyabilir. Pazar kendi başına hiçbir sorunu çözemez. Bu nedenle ben sistem değişikliğini değil iyileştirmeyi savunuyorum.”

2030’A KADAR GERÇEKLEŞMESİ BEKLENEN ANA MADDELER…
İşte bu iyileştirmenin detayları da geçtiğimiz Ekim ayında yayımlandı. 31 sayfalık, “Resetting the Future of Work Agenda – in a Post Covid World” (Covid sonrası Dünyada Gelecekteki Çalışma Gündemini Yeniden Başlatmak) başlıklı metin, 2030’a kadar gerçekleşmesi beklenen ana maddeleri içeriyordu:
-Dijitalleşmiş iş süreçlerinin hızlanması, tüm iş süreçlerinin % 84’ünün dijital veya sanal/video konferans şeklinde gerçekleşmesi.
-İnsanların yaklaşık % 83’ünün uzaktan çalışması planlanıyor – yani meslektaşları arasında artık etkileşim yok – mutlak sosyal mesafe, insanlığın insan temasından ayrılması.
-Tüm görevlerin yaklaşık % 50’sinin otomatikleştirilmesi planlanıyor – başka bir deyişle, insan girdisi, uzaktan çalışırken bile büyük ölçüde azalacak.
-Beceri geliştirme/yeniden becerilerin dijitalleştirilmesini hızlandırın (örneğin eğitim teknolojisi sağlayıcıları) – Yeni beceriler için beceri yükseltme veya eğitimin % 42’si dijital hale getirilecek, başka bir deyişle, insan unsuru olmayacak – hepsi bilgisayarda, Yapay Zeka (AI), algoritmalar ile yapılacak.
-Beceri geliştirme/yeniden beceri kazandırma programlarının uygulanmasını hızlandırın – becerilerin % 35’inin “yeniden düzenlenmesi” planlanıyor – yani mevcut becerilerin terk edilmesi planlanıyor – eskiler geçersiz ilan ediliyor.
-Devam eden organizasyonel dönüşümleri hızlandırın (örneğin yeniden yapılanma) – mevcut organizasyonel yapıların % 34’ünün “yeniden yapılandırılması” planlanıyor – veya başka bir deyişle, eski organizasyon yapılarının dijital tüm faaliyetlerin en üst düzey kontrolünde olan yeni organizasyonel çerçevelerle değiştirilmesi planlanıyor.
-İşçileri geçici olarak farklı görevlere atayın – bunun iş gücünün % 30’unu etkilemesi bekleniyor. Bu aynı zamanda, tamamen farklı maaş ölçekleri anlamına gelir – büyük olasılıkla, aynı zamanda planlanan “evrensel temel maaş” veya “temel gelir” haline gelecek olan, yetersiz ücretler – zar zor hayatta kalmanıza izin veren bir ücret, sadece temel ihtiyaç. – Ama bu sizi tamamen sisteme bağımlı hale getirir – hiçbir kontrolünüz olmayan dijital bir sistem.
-İşgücünü geçici olarak azaltın – bunun nüfusun % 28’ini etkilediği tahmin ediliyor. “Geçici olarak” asla tam güne geri dönmeyeceğinden, kılık değiştirmiş ek bir işsizlik rakamıdır.

MAYIS 2021’DE KÜRESEL ONAYA SUNULACAK
Bu taslak, Mayıs 2021’de Singapur’da (yüz yüze) düzenlenecek yeni Davos Zirvesi’nde küresel onaya sunulacak. Ortaya konulan şey bu, yani Büyük Sıfırlamanın özeti bu maddelerde yatıyor. Büyük Sıfırlama ayrıca, tüm kişisel borcun “affedileceği” bir kredi planının – tüm kişisel varlıkların bir idari organa veya kuruma verilmesini – muhtemelen bunun IMF olabileceğini öngörüyor.

ORWELL’İN 1984’ÜNE RAHMET OKUTACAK BİR KONTROL DÜNYASI…
Yani hiçbir şeye sahip olmayacaksın ve mutlu olacaksın. Çünkü tüm ihtiyaçların karşılanacak. Ama sadece temel ihtiyaçlar. Ve George Orwell’in 1984’üne rahmet okutacak bir kontrol – gözetim dünyasında yaşayacaksın. Küresel elit yani müesses nizam ise bu sistemin sahibi olacak.

Oxfam’ın araştırmasına göre, Pandemi döneminde bu küresel kapitalist elit, toplam 3,9 trilyon doları servetlerine ekledi. Orta ve dar gelirli dünya halkları ise 3,7 trilyon dolar daha fakirleşti.

ÇOK KUTUPLU MERKEZİ ASYA’YA KAYAN YENİ BİR DÜNYA…
Great Reset denen şeyin özü budur. Peki, uzun vadede uygulanabilir mi? Bana göre hayır, çünkü artık tek kutuplu bir Batı merkezli dünyada değil, çok kutuplu merkezi Asya’ya kayan yeni bir dünyada yaşıyoruz.

Bunu da bir sonraki yazımda ele alacağım.

Bizi Paylaşın
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
Continue Reading
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir